Ötedünya Umuduna Dair Bir Çözümleme
Belirsizlik insanı korkutur.
Öte dünya bir ölümsüzlük arzusudur.
Ölümden korkunun sebebi deneyimlenemez, belirsiz olmasıdır.
Araplarda soyu kesiklik bir kabustur, eğer kabileniz yoksa adam yerine konmazdınız. ( Kuran'da ebder olarak geçer, kevser suresine bakınız )
Zayıf ölümsüzlük arayışları:
•Üreme yoluyla ölümsüzlük arayışı
•Miras yoluyla ölümsüzlük arayışı
Daha tatmin edici ölümsüzlük arayışları:
•Reenkarnasyon, bedenden yeni bir bedene...
•Ölümden sonra dirilme, öte dünya...
İslamın öte dünyasında Tanrı genel olarak maddi şeyleri vaat eder
Cehennemde bir korkutma hakimdir. (Işkenceler, sıcak...)
Arabistan gibidir. Su, serinlik yoktur.
Cennette yan gel yat, ebedi bir siesta havası vardır. (Huriler, köşkler, nehirler, meyveler, bol bol yeriz, yatarız, cinsel ilişkiye gireriz, vaktimiz bol...)
Öte dünya insanlık için büyük bir teselli kaynağı hâline gelmiştir. Artık insanlar ölümden değil, ölüm sonrası hayatın niteliğine dair bir korkuya kapılmıştır.
Siestadaki gibi mi yaşamak istersin yoksa yana yana, acı çeke çeke mi?
"Ölünce ne olacağız, yok mu olacağız?" gibi düşünceler ortadan kalkmıştır.
Düşünmek demek genelleme yapmak demektir.
Halk kesimi, düşünmeyen kesim cennet, cehennem, kabir azabı üzerinde daha fazla durur.
Biraz daha okuyan, düşünen kesim için bunlar pek de ciddiye alınmamıştır.
Çocuğa "Annen öldü, baban öldü." dersen psikolojisi darma duman olur.
"Bulutların üzerine çıktı, bizi orada bekliyor, hep beraber oraya gideceğiz." dersiniz. Çocuğun buna inanıp inanmaması gerekmez ama korkunun varlığı ortadan kalkar.
Muhayyilenin varlığının nedeni de budur.
Insanın en iyi becerdiği şeydir kendisini aldatmak.
Aldatıcı da kendisidir aldanan da kendisidir.
Bu bir oyundur ve bunu oyunu bile isteye oynarız.
Poseidon, Dücane Cündioğlu'dur. Insanlık var olduğundan beri bu hep böyle görülmüştür. Insan zihni Poseidon'u Dücane Cündioğlu olarak yorumlamaya meyillidir.
Umut; olasılık, ihtimal demektir.
Cennete gidebiliriz bak olabilir.
Olabilir le insanlar teselli olurlar çünkü ölüm zorunludur.
Olanak varsa olasılık vardır.
İmkânı umuda dönüştüren bir olanak varsa zorunluluk doğal olarak çöker. Umudu ortaya çıkaran şey olanaktır, imkândır.
Ölüm belirsiz olduğundan dolayı insanda daima bir kaygıya, korkuya yol açmıştır. Ve insan başka bir duygu, bir arzu ikame ederek bu korkunun üstesinden gelmeye çalışmıştır.
Ama işin içine felsefe girince işler değişmiştir.
.
.
.
.
.
Karanlık zorunlu ama hakikatin aydınlığı bir umut...
Umudun bütün gücü cılızlığındadır.
...Insanın bu dünyadaki trajedisi böyle bir şeydir. Yangınınımız çok büyük, cayır cayır yanıyoruz. Bazılarımız farkında bazılarımız yandığının bile farkında değil.
Hakikat giyinip dolaşmaz, daima çıplaktır. Buna rağmen göreni çok azdır. Perde hakikatin üstünde değil, ona bakan gözlerdedir. Bu perdeleri bize hep imgelem hediye eder. Karşılığında da bize sıcacık bir yaşam önerir. Biz de el sıkışırız. Bazılarımız el sıkışmayı yapmamalı, hapı almamalı, uyuşturucuyu kullanmamalı.
Yorumlar
Yorum Gönder